headerphoto

Gazavat-ı (Barbaros) Hayrettin Paşa

 
" Sultan Süleyman Han Hazretleri, bir gün ferman buyurdular ki:

"Sen ve karındaşın nasıl ortaya çıkıp cihad meydanına atıldınız? Bunun sebebi ne idi? Kimlerdensiniz? Bu zamana gelinceye kadar ufak büyük karada ve denizde ne gazalar oldu ise, yazıp buraya gönderesin ki, eskiden yazılmış tarihlerin yanında devlet hazinesinde bulunsun."

Bu yüce fermana can baş üstüne deyip, Seyyid Muradi'yi çağırttım.Seyyid Muradi, emrimdeki reislerden gazalara iştirak eden bir deniz yiğidi idi.Gazalarımızı destan edip söylerdi.Muradi' ye dedim ki:

-Bak a Muradi! Bizler için artık dünyada işitilmedik nesne kalmamıştır.Hemen arzumuz bu fani alemde bir eser bırakıp ahfadımızın (torunlarımızın) hayır duasına vesile kılmaktır."

Ertuğrul Düzdağ'ın yayınlandığında en çok satanlar arasına giren değerli bir çalışması.
Eser hem Hayrettin Paşa'nın hatıraları niteliğinde hem de bir roman tadında hazırlanmış. Seyyid Murat Reis'in Bizzat Hayrettin Paşa'nın ağzından yazdığı gazavatnameyi yazar kısmen sadeleştirerek yayına hazırlamış.
Eserin dilinde pek fazla değişiklik yapılmadığı için, dönemin atasözleri, deyimleri, denizcilik terimleri bakımından zengin bir eser. Ayrıca yazar kitabın son kısmına hatırı sayılır bir sözlük ile o döneme ait gemi türlerini açıklayan bir bölüm eklemiş.
Kitap konu olarak, Hızır Reis'in genç bir denizciyken Avrupanın en korkulan korsanı olmasını ve oradan da Kaptan-ı Deryalığa yükselişini anlatıyor. Bu arda tabi Oruç Reis'i ve diğer Türk denizcilerini de geniş bir şekilde anlatmış. Türk Korsanlığının kitabı da sayılabilecek bu eseri okuyunca, bizim medeniyetimizin korsanlık da bile hak ve adaletten ayrılmadığını yüce bir amaca hizmet etmenin bilincinde olarak kendine has bir çizgi oluşturduğu daha iyi anlaşılıyor


<- :: Sonraki Sayfa ->